The New York Times: Amerikan füze savunması Suudi Arabistan'da başarısız mı oldu?

Medya Şafak 12.12.2017 08:59 ANALİZ
Ona göre Husiler “bu havaalanını sıvamaya çok yaklaştılar”. Kaygılı Bilim Adamları Birliği'nde bir füze uzmanı olan Laura Grego, Suudi savunma bataryalarının gelen füzeye karşı beş kez ateşlendiğini belirterek şaşkınlığını vurguladı: “Bu füzeye 5 defa ateş ediyorsunuz ve hiçbirinde vuramıyorsunuz. Bu şok edici bir durum. Şok edici, zira sistemin çalışması ve vurması gerekirdi.”

 

 

Amerikan füze savunması Suudi Arabistan'da başarısız mı oldu?

 

 

Max Fisher, Eric Schmitt, Audrey Carlsen ve Malachy Browne

 

 

The New York Times, 4 Aralık 2017

 

 

 

Resmi hikâye çok açıktı: Suudi kuvvetleri geçen ay Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Yemen'in isyancı Husi grubunun attığı balistik bir füzeyi vurup düşürdü. Bu, Suudiler ve onlara Patriot füze savunma sistemini sağlayan ABD için bir başarıydı.

 

Ertesi gün Başkan Trump bu savunma sistemini kullanan 14 ülkeden biri olan Japonya'ya giderken ABD Başkanlık uçağı “Air Force One”da şu açıklamayı yaptı: "Sistemimiz füzeyi havadayken vuruyor. İşte biz bu kadar iyiyiz. Hiç kimse bizim kadar iyi yapamıyor ve şimdi biz onu bütün dünyaya satıyoruz."

 

Ancak, füze saldırısına ilişkin olarak sosyal medyada yer alan fotoğraf ve videoların tahlili, bu hikâyenin doğru olmayabileceğini düşündürmektedir.

 

Bunun yerine, füze uzmanlarından oluşan bir araştırma ekibi tarafından incelenen kanıtlar, füze savaş başlığının Suudi savunma sisteminin engeli olmaksızın uçtuğunu ve hedefi olan Riyad Havaalanını yaklaşık olarak vurduğunu gösteriyor. Savaş başlığı, yolcuları oturdukları koltuklarından zıplatacak şekilde iç hatlar terminalinin hemen yanında patladı.

 

Suudi yetkililer bu konuda yorum yapmayı reddettiler. Bazı ABD'li yetkililer ise füzenin vurulduğuna dair herhangi bir kanıt olmadığına dikkat çekerek, Suudilerin gelen füzenin herhangi bir kısmını vurduklarına şüpheyle yaklaştılar. Aynı uzmanlar, bunun yerine, gelen füzenin gövdesinin ve savaş başlığının, hızı ve kuvveti nedeniyle birbirinden koparak parçalanmış olabileceğine işaret ettiler.

 

Bulgular, bir zamanlar isyancı bir ayaktakımı grubu sayılan İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan'da esaslı hedefleri vurmaya yetecek kadar güçlü bir hale geldiklerini ve bunun yıllardır sürmekte olan savaşlarının dengesini değiştirecek nitelikte olduğunu göstermektedir. Yanı sıra bu bulgular, özellikle İran ve Kuzey Kore'ye karşı Amerika'nın ve müttefiklerinin ulusal savunma stratejilerinin merkezinde yer alan füze savunma teknolojisi konusunda uzun süredir mevcut olan şüphelerin altını çizmektedir.

 

Araştırma ekibinin başında bulunan analist Jeffrey Lewis, bulgularını New York Times ile paylaştı:  "Hükümetler, bu sistemlerin etkinliği konusunda yalan söylüyorlar ya da yanlış bilgilendirilmiş durumdalar. Ve bu bizi iliklerimize kadar korkutması gereken bir durum."

 

 

Füze

 

Scud füzelerini düşürmek zordur ve hükümetler geçmişte onlara karşı başarılı olduklarını pek doğru olmayan bir şekilde iddia ettiler.

 

Husiler tarafından yayınlanan videoda görülen füzenin, Ortadoğu'nun her tarafında kullanılan Scud füzesinin bir varyantı olan bir Burkan-2 füzesi olduğuna inanılıyor. Söz konusu füze yaklaşık 600 mil (965 kilometre) yol kat etti.

 

Suudi ve Amerikalı yetkililer İran'ı Husilere füze vermekle suçladılar; Tahran ise bu suçlamayı reddetti. Bir Güvenlik Konseyi diplomatına göre, yakın tarihteki bir Birleşmiş Milletler raporunda füzenin İran tarafından tasarlandığı ve üretildiğine dair kanıt bulunduğu belirtildi. Bu BM bulgularını ilk açıklayan Reuters oldu.

 

Jeffrey Lewis ve çoğunlukla Kaliforniya Monterey'deki Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nden diğer araştırmacılar, Suudi Arabistan'ın füzeyi vurup düşürdüğü iddiasını duyduklarında buna kuşkuyla yaklaştılar.

 

Yönetimler geçmişte füze savunma sistemlerinin Scud füzeleri de dahil olmak üzere füzelere karşı etkinliğini abartmışlardır. Birinci Körfez Savaşı sırasında Birleşik Devletler, Iraklıların Scud varyantı füzelerini vurma konusunda mükemmele yakın bir performans gösterdiklerini iddia etmişti. Daha sonraki analizler, tam tersine neredeyse tüm önleme girişimlerinin başarısız olduğunu ortaya çıkarmıştır.

 

Aynı şekilde Riyad'da da başarısız mı olundu? Araştırmacılar bu konuda ipucu bulmak için, o bölgede ve zaman diliminde sosyal medyada yer alan her şeyi taradılar.

 

 

Enkaz

 

Riyad'a düşen füzenin enkazının şekli, füze savunmalarının ya füzenin zararsız arka bölümüne çarptığı ya da tamamen kaçırdığı izlenimini uyandırıyor.

 

Suudiler füze savunma sistemlerini harekete geçirdikleri anda enkaz Riyad şehir merkezine düşmeye başlamıştı. Sosyal medyada yayınlanan video, İbni Haldun Okulu bitişiğindeki bir otoparka düşen büyük bir parçayı görüntülemeyi başardı.

 

Diğer videolar, bir otoyol boyunca kabaca 500 yarda (457 metre) uzunluğunda bir alana saçılmış parçaları göstermektedir.

 

Suudi yetkililer düşmüş bir Burkan-2 füzesine ait gibi görünen enkazın, başarılı bir ateş edip düşürmeyi gösterdiğini belirttiler. Bununla birlikte, enkazın incelenmesi, savaş başlığı komponentlerinin –füzenin patlayıcıları taşıyan parçası- kayıp olduğunu gösterdi.

 

Kayıp savaş başlığı analistler için önemli bir şeye işaret etti: füze, Suudi savunma sisteminden paçayı kurtarmış olabilirdi.

 

Füze yaklaşık 600 millik bir uçuşun yaratacağı gerilmeye dayanması için, hedefe yaklaştığında kesinlikle iki parçaya ayrılmak üzere tasarlanmış. Füzeyi uçuş güzergâhının büyük bölümü için ileri doğru iten boru, uzak bir yere düşer. Daha küçük ve vurulması daha zor olan savaş başlığı, hedefe doğru devam eder.

 

Bu, Riyad'daki enkazın neden yalnızca arka boru parçalarından oluştuğunu açıklar. Yine bu, Suudilerin füzeyi kaçırmış olabileceklerini ya da boruyu ancak ayrılmasından ve nafile yere doğru düşmeye başlamasından sonra vurmuş olabileceklerini gösteriyor.

 

ABD'li bazı yetkililer, Suudilerin füzeyi vurduğuna dair bir kanıt bulunmadığını belirttiler. Aksine enkaz uçuş gerilmesi altında parçalanmış olabilir. Suudilerin kendilerinin füzeyi başarılı bir şekilde önlemelerinin kanıtı olarak sundukları şey, füzenin tasarlandığı şekilde borusunu dışarı atmasından ibaret olabilir.

 

 

Patlamanın Yeri

 

Riyad havaalanında 12 kilometre uzakta bir patlama, savaş başlığının engelleme olmaksızın hedefine doğru devam ettiğini gösteriyor.

 

Saat 9:00 civarında, enkazın Riyad'a düştüğü aynı saatlerde, yüksek sesli bir patlama Riyad'taki Kral  Halit Uluslararası Havaalanının İç Hatlar Terminalini salladı.

 

Bir adam patlamadan hemen sonra çekilen bir videoda "Havaalanında patlama oldu" dedi. Acil durum araçları pist üzerinde sel gibi akarken, o ve diğerleri pencerelere koşuşturdular.

 

Uçak pistinde çekilen bir video, pistin sonundaki acil durum araçlarını gösteriyor. Onların hemen ötesinde, patlamayı doğrulayan ve muhtemel bir etki noktasını gösteren bir duman tabakası var.

 

Bir Husi sözcüsü füzenin havaalanını hedef aldığını söyledi.

 

Araştırmacıların, savaş başlığının füze savunmalarını aştığını düşünmesinin bir başka nedeni daha var. Videoda gösterilen füzeye karşı ateşlenen Patriot bataryalarının yerini tespit ettiler ve savaş başlığının onların tepesinin üstünden gittiği sonucuna vardılar.

 

Suudi yetkililer, engellenen füzeye ait bazı enkazın havaalanına düştüğünü söylemektedir. Ancak, serseri bir parçanın enkazın geri kalanının 12 mil ötesine kadar uçmasını veya çarpmada infilak etmesini açıklamak zordur.

 

 

Çarpma

 

Dumanlar ve zemindeki hasar savaş başlığının havaalanı iç hatlar terminali yakınına isabet ettiğini göstermektedir.

 

Acil müdahalenin ve duman bulutunun görüntüsü de çarpmanın doğasına ilişkin bilgi vermektedir.

 

Duman bulutunun pistin farklı bir yerinden çekilmiş bir fotoğrafının benzer füzeler tarafından üretilen duman bulutuyla uyumlu bir görüntü vermesi, patlamanın enkazın serseri bir parçasından ya da ilgisiz bir olaydan kaynaklanmadığını düşündürmektedir.

 

Fotoğraf ve videoda yer alan binaları belirleyerek, Jeffrey Lewis'in ekibi görüntülerin alındığı noktaları tespit etmeyi başarmış ve duman bulutunun konumunu kesin bir şekilde tespit edebilmiştir. Bu da 33R pistinden birkaç yüz metre uzaklıkta ve kalabalık iç hatlar terminalinden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta bir noktadır.

 

Araştırmacılar, patlamanın çok büyük olmadığını ve havalimanının patlamanın hemen öncesinde ve sonrasında alınan uydu görüntülerinin, çarpmanın yarattığı çukuru gösterecek kadar detaylı olmadığını belirtmektedir.

 

Ancak, görüntüler acil durum araçlarından oluşan zemin hasarını açık bir şekilde göstermekte ve savaş başlığının pistin hemen dışına çarpmasıyla ilgili bulguları desteklemektedir.

 

Jeffrey Lewis, Husiler hedefe tam olarak isabet edememekle beraber, füzelerinin hedefe ulaşabileceğine işaret eden seviyede yakın bir isabet kaydettiklerini ve Suudi savunma sistemine yakalanmayabileceğini gösterdiklerini belirtti. Yanı sıra 1 kilometrenin bir Scud için gayet normal bir sapma olduğuna dikkat çekmektedir. Ona göre Husiler “bu havaalanını sıvamaya çok yaklaştılar”.

 

Kaygılı Bilim Adamları Birliği'nde bir füze uzmanı olan Laura Grego, Suudi savunma bataryalarının gelen füzeye karşı beş kez ateşlendiğini belirterek şaşkınlığını vurguladı: “Bu füzeye 5 defa ateş ediyorsunuz ve hiçbirinde vuramıyorsunuz. Bu şok edici bir durum. Şok edici, zira sistemin çalışması ve vurması gerekirdi.”

 

 

Çeviri: Emir Aşnas

 

www.medyasafak.net

 

Diğer haberler