Son Yazılar

"Hizbullah, Bu Dünyanın Ruhudur!"

Medya Şafak 8.6.2013 15:41 RÖPORTAJ
"Hizbullah yalnızca bir Direniş [hareketi] değildir, 1948, 1967, 1973, 2006 savaşlarından sonra bu bölgeleri savunmaya çalışan, dünyanın özgür insanlarının ruhudur. Hizbullah bu dünyanın ruhudur."

Salih: Nasrallah Arap dünyasındaki en popüler lider

 

Press TV

 

Press TV, siyasi yorumcu ve Beyrut'taki Lübnan Üniversitesi'nden öğretim üyesi Muhsin Salih ile, bölgede Direniş Hareketi'ne karşı yürütülen savaş hakkındaki fikirlerini almak üzere bir röportaj yaptı.


Aşağıda bu röportajın yüzeysel bir çözümlemesi sunulmaktadır. 

Press TV: İsyancıların Suriye sınırından geçerek Lübnan'a sızması ve arkasından Hizbullah savaşçılarıyla çatışmaya girmesi ve Hizbullah'ın militanları öldürmesine dair son haberlerle başlayacağız. 

Sorum şu: neden bu militanlar savaşı Lübnan toprağına taşıyor? 

Salih: Bazı Arap aşırıcıların emirleriyle Suriye'yi yıkmaya çalışan ve Hizbullah'ı kuşatmak için ABD ve İsrail tarafından desteklenen Suriye'deki Tekfircilere ve sözde El Nusra Cephesi'ne bakmalıyız. Onların ilk amacı bu, ikinci amacı da Suriye'de ve Ortadoğu'da istikrarsızlık (yaratmak) ve arkasından Sykes-Picot sonrasında yeni bir bölünme yaratmak ve bölgede bir tür kaos meydana getirmek.

Amerikalılar bunu Ortadoğu'da yapıcı veya yıkıcı istikrar olarak adlandırdılar ve bu, yalnızca İslam'a karşı değil, aynı zamanda bölgedeki insani iradeye ve bütün insani özgürlüklere karşı yürütülen savaştan kalan bir şeydir.

Press TV: Sayın Salih, Tekfircilerin, aşırıcı militanların şu anda Hizbullah'ı hedef alarak savaştığını, sizin kelimelerinizle, aynı amaca sahip olan destekçileriyle birlikte Hizbullah'ı kuşatmaya çalıştığını söylediniz. 

Bu noktada soracağım soru şu: bu olanlar, oradaki konuğumuzun söylediği gibi İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne Hizbullah'ı hedef almak için bir fırsat mı sağlıyor yoksa başkalarının söylediği gibi, bu, en başından beri İsrail'in Direniş Cephesi'ni hedef aldığı bir vekâlet savaşı mı?

Salih: Evet, konuğunuza iki şey söylemek isterim. Öncelikle, Filistin'i kim işgal etti? Ve kim Lübnan'ı işgal etti? ABD ve Batı'nın yardımıyla İsrail Filistin'i işgal etti ve yedi milyon Filistinli dünyanın farklı yerlerine dağıldı. Bunlardan biri, Amerikalı olan Edward Said'di ve onun Hizbullah ve Direniş hakkındaki tutumunu ve ABD hakkındaki yaklaşımını biliyorsunuz.

Said, Columbia Üniversitesi'nde öğretim üyesiydi ve ABD'nin Filistin'e müdahalesi ve İsrail'in Arap Dünyası'nı nasıl şekillendirdiği hakkındaki yazılarını okumanızı öneririm.

Bundan sonra, çoğunluğunun, hatta Filistin'de olsun diğer Arap ülkelerinde olsun, halkların tamamının Arap ve Müslüman ve Hristiyan olduğu Ortadoğu'da kanser, İsrail olacaktı. 

 

Eğer bölgede bütün bu kanseri yaratmak için İsrail'i kurarsanız, Lübnan'daki ve Filistin'deki İsrail varlığına karşı direnen Hizbullah'ın Lübnan'ı işgal ettiğini, insanları öldürdüğünü ve bu bölgedeki Direniş ruhunu öldürmeye çalıştığını söyleyemezsiniz.


Hizbullah yalnızca bir Direniş [hareketi] değildir, 1948, 1967, 1973, 2006 savaşlarından sonra bu bölgeleri savunmaya çalışan, dünyanın özgür insanlarının ruhudur. Hizbullah bu dünyanın ruhudur.

 

O halde, Arap dünyasındaki, özellikle de Fars Körfezi'ndeki temsilcileriyle, Direniş'e son vermeye çalıştıklarını söyleyebiliriz, çünkü Direniş Lübnan'da başlayıp Filistin'e ilerledi ve Suriye'deki bu rejim Direniş'e destek vermek için gerekli her şeyi sağlamaya çabalıyordu.


İşte Hizbullah ve rejim bu şekilde kendilerini İsrail ve Amerikan saldırganlığından korumak için birlikte hareket ediyorlar.

O halde kanser kimdir? 

Press TV: Bu yorumlarda tartıştığımız meselelerden bazıları İsrail'e bir hayli göndermede bulunuyordu. Sayın Salih, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarıyla bir noktada müdahil olduğunu biliyoruz ve şimdi bu hava saldırıları insanlar tarafından farklı şekillerde yorumlanıyor. 

Bazıları bunların, Suriye'nin İsrail'e karşı saldırması ve böylece savaş benzeri bir durum meydana getirmek için yapılmış provokasyonlar olduğunu söylüyor. 

İsrail'in Suriye'deki savaştan ve kaostan kazanç sağladığını düşünüyor musunuz?

Salih: Elbette ki İsrail ve ABD, Arap Dünyası'ndaki ve İslam Dünyası'ndaki ve Ortadoğu'daki bu kanserin varlığına karşı olan ülkelerdeki herhangi bir sorundan kazanç sağlayacaktır. 

Konuğunuz Hizbullah ve İran hakkında bir şeyler söyledi ve ben kendisine, muhtemelen tarih okumuyor olduğunu söyleyeceğim.

ABD Irak'ı işgal ettikten sonra Condoleezza Rice'ın Lübnan'a gelip söylediği şeyler vardı… Lübnan'a karşı düşmanlık ve saldırılarla ve Lübnan'ın altyapısının önemli bölümünün yıkılmasıyla geçen 33 günden sonra, “yeni bir Ortadoğu'nun inşa edilmesine tanık oluyoruz” demişti.

 
Yani, yeni bir Ortadoğu inşa etmek için Lübnan'da insanları öldürmeye ve çok miktarda Lübnanlı kanı dökmeye çalıştılar. 


Hizbullah, “evet biz yeni bir Ortadoğu inşa edeceğiz, ama Amerikalıların ve İsraillilerin istediği yönde değil; biz Lübnan'ı savunacağız” demişti ve bunu başardılar. İşte bu yüzden Hizbullah'a karşı büyük bir öfke var çünkü onlar, Amerikalıların bölgeyi bölmesine ve aşiretlerin birbirini öldürmesini sağlamasına izin vermediler.


Ve işte bu yüzden Amerikalılar ve Avrupalılar ve İsrailliler bu sözde aşırıcılara yardım ediyorlar.


Bazen bu grupları terör listesini koyuyorsunuz, arkasından masa altından Avrupalılardan onlara yardım etmelerini ve onlara her tür silah ve zehri göndermelerini istiyorsunuz.

Bölgenin meselelerini ele almanız insani tarzda değil. Filistinliler, Amerikalıların yardımıyla 60 yıldan uzun zaman önce ülkelerinden kovuldu ve Filistinlilere en küçük merhamet göstermediniz.

Onlar katledildi ve ülkelerinden çıkarıldı, ve siz İsrail kanserini savunuyorsunuz ve bu kansere yardım ediyorsunuz, ona her türlü yardımı yapıyorsunuz ve kanserin de kanseri haline geliyorsunuz.

Press TV: Sayın Salih, oradaki konuğumuz, öncelikle Lübnan halkının Hizbullah'ın varlığından memnun olmadığını, bunun ülkeyi esir ettiğini ve Hizbullah'ın anti-semitik bir şekilde, bütün Yahudileri öldürme politikası izlediğini ve Filistin'in bir devlet olarak var olmadığını söyledi.  

Buna yanıtınız nedir? 

Salih: Evet, hiçbir şey okumadığı anlaşılıyor. Kim kimi işgal ediyor? 

İsrail Lübnan'ı işgal ediyordu ve Lübnan'daki herkes, Hizbullah üyelerinin hepsinin Lübnanlı olduğunu, kimliklerinin olduğunu, burada doğduklarını, başka bir yerde doğmadıklarını ve Filistinliler gibi, herkes gibi, kendilerini savunmalarının gerektiğini söylüyor. 

Bu insanlar Çin'den, Havai'den, Washington'dan, başka yerlerden gelmiyor. Bu ilk mesele.

İkinci olarak, bana şu durumu nasıl izah edeceksiniz: yedi milyon Filistinli var ve UNRWA (Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler için Destek ve Çalışma Ajansı) ve Birleşmiş Milletler, geçmişte Filistin'in haritada var olduğunu, fakat Avrupalıların, sözde Müttefiklerin Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nı kazanmalarından sonra haritadan sildiğini kabul ediyor. Amerika Birleşik Devletleri de buna yardım etti ve Filistinlilerin varlığını biliyordu. Tarih okuyun, hiçbir zaman adı İsrail olan bir şey yoktu.

En önemlisi, eğer bütün Arap Dünyası'nda bir anket yaparsanız, Seyyid Hasan Nasrallah'ın bir numara olduğunu görürsünüz.


Geçen günlerde Seyyid Hasan Nasrallah konuşurken üç yüz elli milyon kişi tarafından dinlendi ve dünyada hiç kimse, Nasrallah'ın eriştiği popülerliğe erişemez.


Siz bir gazetecisiniz, entelektüel olmalısınız, okumalısınız, bölgeyi bilmelisiniz, zihniyeti, kültürü bilmelisiniz, ben sizin kültürünüzü biliyorum, orada olanlara dair okumaya çalışıyorum. 

Arap Dünyası gerçekten de Hasan Nasrallah ve Hizbullah'la gurur duyuyor. 

 

medyasafak.com

Diğer haberler