Son Yazılar

Beyrut Bombalaması Suudi Arabistan'ın İran'a Açık Mesajı / Suudiler Kırmızıçizgiyi Geçti

Medya Şafak 20.11.2013 11:05 RÖPORTAJ
"Suudi Arabistan'ın vekil militanları Şam ve Humus arasının merkezinde üslenmişler ve Humus ve Şam'daki tüm bu kaos ve terörizmi onlar yayıyorlar. Bombalı arabaların çoğu buradan geliyor. Hizbullah ve Suriye ordusu bu bölgedeki isyanı ezme kararı aldığında Suudiler İran'a tarihi bir mesaj vermek istediler."

Russia Today

 

Politik analist Kevork Elmassian Russia Today'a verdiği röportajda, Beyrut'taki İran büyükelçiliği yakınındaki patlamanın  kaos ve savaşı Lübnan'a sıçratmak isteyen Suudi Arabistan'ın İran'a açık bir mesajı olduğunu söyledi.

 

Russia Today: El Kaide ile ilişkili Lübnanlı bir grubun saldırının sorumluluğunu üstlendiğini biliyoruz. Size göre bununla neyi hedeflemiş olabilirler?

 

Kevork Elmassian: Grubun adı Abdullah Azzam tugayları ve El Kaide'ye bağlılar. Bu Suudi Arabistan'ın açık bir mesajı, ya da Suudilerin İran'a karşı savaş eylemi denebilir. Suudiler Beyrut'taki İran Büyükelçiliğini hedefleyerek ilk kez kırmızı çizgiyi geçmiş oldular. İran büyükelçisinin İsraillilere işaret etmesini kabul etmiyorum. Bu saldırının İsraillilerin çıkarlarına olduğu doğru, evet ama saldırıyı kim gerçekleştirdi? Bunlar El Kaide bağlantılı gruplar ve emirleri de Suudi Arabistan'daki Bender bin Şeytan (Sultan).

 

Bu patlamaların iki intihar bombacısı eliyle yapıldığını biliyoruz. İsrailliler hiçbir zaman böylesi operasyonlar yapmazlar, uçakları ya da bombalı arabaları kullanırlar. Fakat bu saldırıda iki kişi vardı, biri motosikletliydi, elçiliğe yaklaşıp kendini havaya uçurmak ve binaya girmek isteyen diğer arabaya yol açmak istiyordu. Fakat muhafızlar uyanıkmış, adamı vurdular. O da kendini binanın dışında havaya uçurmak zorunda kaldı.

 

Fakat politik olarak bu mesajın Kalamun dağlarındaki savaştan sonra Suudi Arabistan tarafından gönderildiğini anlamak zorundayız. Hizbullah'ın ve Suriye ordusunun Suriye'de, en son olarak da El Kara bölgesinde El Kaide gruplarına karşı omuz omuza savaştığını biliyoruz. Burası El Kaide'nin binlerce militanının, Hariri'nin Lübnan Gelecek Hareketi'nin (El Müstakbel) koruması altında eğitim gördüğü ve Suriye'ye silah kaçırdıkları Lübnan'ın Ersal bölgesine komşu. Burası aynı şekilde Humus'u Şam'a bağlıyor, Humus ve Şam'ın tam ortasında yer alıyor ve kimyasal saldırının gerçekleştiği Şam'daki Doğu Guta bölgesine de teröristler buradan giriyorlar.

 

RT: Suudi Arabistan'ı bu hadiseyle niçin ilintilendiriyorsunuz?

 

KE: Çünkü Suudi Arabistan'ın vekil militanları Şam ve Humus arasının merkezinde üslenmişler ve Humus ve Şam'daki tüm bu kaos ve terörizmi onlar yayıyorlar. Bombalı arabaların çoğu buradan geliyor. Hizbullah ve Suriye ordusu bu bölgedeki isyanı ezme kararı aldığında Suudiler İran'a tarihi bir mesaj vermek istediler. Suudi Arabistan'ın son birkaç haftadaki eylemlerini hatırlamalıyız: BM Güvenlik Konseyi üyeliğini reddettiler ve sonra da Suriye barışı için düzenlenecek Cenevre müzakerelerini sabote edeceklerini belirttiler. Aynı şekilde Batı ile İran arasında gerçekleştirilecek herhangi bir anlaşmayı da bloke etmeye çalışıyorlar. Ve son haberler de 5+1 ile İran'ın anlaşması durumunda Suudi Arabistan'ın Pakistan'dan nükleer bomba satın alacağını söylüyor. Bu nedenle Suudi Arabistan tarafından yapılan bu tarihsel önemdeki politikalar aslında bu ülkenin Ortadoğu'daki ümitsizliğini yansıtıyor. Ve şimdi de İran büyükelçiliğini hedefleyerek kaos ve savaşı Lübnan'da yaymak istiyor.

 

medyasafak.com

Diğer haberler