Son Yazılar

"ABD ve Avrupalı Yöneticiler İran Medyasının Gücü Karşısında Acizler"

Medya Şafak 25.12.2012 14:47 RÖPORTAJ
Beyrut merkezli politik analist Press TV’ye Hispasat’ın İran’ın Press TV ve Hispan TV kanallarının yayınlarını kapatma kararı Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ülkelerin İran kanallarının dünya halklarına gerçeği söylemesinden bıktığını ortaya koyuyor, dedi.

Muhsin Salih: Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı yöneticiler İran medyasının gerçek gücüne karşı acizlikleriyle yüzleşecekler


Beyrut merkezli politik analist Press TV'ye Hispasat'ın İran'ın Press TV ve Hispan TV kanallarının yayınlarını kapatma kararı Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ülkelerin İran kanallarının dünya halklarına gerçeği söylemesinden bıktığını ortaya koyuyor, dedi.


Bir Avrupalı uydu yayın sağlayıcının daha İran'ın uluslararası televizyon kanallarına saldırması ifade hürriyetine yönelik bir diğer darbedir. İspanya'nın uydu yayın sağlayıcısı Hispasat'ın İran'ın Press TV ve Hispan TV kanallarının yayınını kapatması ifade hürriyetinin ihlaline açık bir örnektir. Bir başka uydu şirketi Overon'a bu iki uluslararası televizyon kanalının yayınlarının durdurulması emredildi. Overon, Press TV ve Hispan TV'ye yönelik yasağın Fransa'nın Eutelsat şirketinin bazı İran uydu kanallarına ve radyo istasyonlarına karşı aldığı yayını kapatma kararını izleyen benzer bir hareket olduğunu söylüyor. Şirket “Avrupa Birliği düzenlemelerinin geniş yorumu” sebebiyle bu kanalların çıkarılacağını açıkladı.


Press TV Beyrut'tan politik analist Muhsin Salih ile mesele hakkında bir röportaj gerçekleştirdi.


Aşağıdaki metin bu röportajın yaklaşık bir çözümüdür.


Press TV: Bay Salih, az evvel yayımladığımız haberde gördük ki, Avrupa Birliği sözcüsü bayan, İran'a yönelik yaptırımların finans, enerji ve nakliye alanlarında olduğunu, medya alanında olmadığını söylüyordu. Bununla birlikte, bu yaptırımların sahada uygulandığını görüyoruz. Gördüğümüz bu şeyin niçin olduğunu düşünüyorsunuz? Ve bu yaptırımlar yoluyla aslında neyi başarmak istiyorlar?


Salih: Elbette, Avrupalılar ve Amerikalılar bize özgürlüğün insanın en temel hakkı olduğunu öğrettiler ve şimdi görüyoruz ki, Batı zihni ve Amerikan zihni diğerlerinin bakış açılarına müsamaha gösteremez ve diğerlerinin varlığından, hatta fikirlerini, ideallerini, meselelerini açıklamalarından bile nefret eder.




Bu, Avrupalılar ve Amerikalıların Orta Doğu'daki, özellikle Orta Doğu'daki ve hatta Avrupa'daki halkların menfaatlerine saldırdıklarını dünyaya gösteren bir noktaya ulaşıyorlar yönündeki düşüncemin sebebidir ve ne zaman ki Press TV New York'taki ve diğer yerlerdeki “%99 protestoları hakkında bilgi verdi, Amerikalılar, kapitalistler ve materyalistler bu yayını görmekten ve yine bu meselelerde diğerlerinin düşüncelerini izlemekten hoşlanmadılar.


Bence herhangi bir tarafın yahut dünyadaki herhangi bir halkın ifade hürriyetinin kısıtlanması Amerikan mevzuatının temel kanunlarıyla çelişir. Sizin de belirttiğiniz gibi, bu benim İran kanallarının Amerikalıları ve Avrupalıları kendi kanunlarına göre dava edebilecekleri fikrimin gerekçesidir.


Press TV: Az evvel dediğiniz gibi, size bir soru yöneltmek üzereydim ki, Press TV Yönetim Kurulu Başkanı bu harekete karşı İran'ın yasal önlemler alacağını söyledi. Bu durumda, aslında yasal şartlarda konuşursak, bu hareket uluslararası hukuk veya bu hükümetlerin yerel hukuku açısından yasadışı ise bu kararı almalarının asıl sebebi nedir ve Press TV veya Hispan TV'ye yönelik yasadışı yasağı ya da diğer medya kanallarının yayınlarını kapatma kararını nasıl tanımlıyorsunuz?


Salih: Bildiğiniz gibi, direnmek en temel insan hakkıdır ve aynı zamanda, Amerikalılar ve Avrupalılar (direnenleri) kara listeye alıyor veya Lübnan'daki direniş hareketi Hizbullah' ve Filistin'deki bazı direniş organizasyonlarını terör listesine koyuyorlar.


Bu, Avrupa ve Amerika'daki Siyonist organizasyonların talep ve baskısı altındaki Amerikalıların ve Avrupalıların diğerlerini önlemek için bu gibi adımlara başvurduklarını düşünmemin sebebidir.


Press TV: Bay Salih, bu hareket yasadışıysa, İran onları dava ettiğinde veya yasal süreçler takip edilirken neticelerin İran'ın lehine olacağını düşünüyor musunuz?


Salih: Elbette, kesinlikle. İster Press TV veya IRIB'e (İran İslam Cumhuriyeti Radyo Televizyonu) ve isterse El Menar ve diğerleri gibi tüm kanallara karşı bu gibi önlemler alan Amerikalı ve Avrupalı yetkilileri dava hakları var.


Görüyoruz ki, Amerikalılar ve Avrupalılar gerçeği söylemenin doğru yolundan bıkıyorlar ve Orta Doğu'daki ve diğer yerlerdeki meselelere Amerikan tarzı yaklaşıma karşı olan Filistinlilere, Lübnanlılara, İranlılara ve bütün Arap kanallarına yönelik çareyi bu gibi eylemlere, çok haksız işlere başvurmakta buluyorlar.


Bence Avrupalılar ve Amerikalılar sonunda kendilerini tüm dünyadan izole edilmiş halde bulacaklar ve aynı şeyi Çin'de ve Rusya'da yapıyorlar ve tüm dünya halkları için ayağa kalkma ve Amerikalılar ile Avrupalılara (bunu) söyleme ve yine Avrupalı ve Amerikalı kanallara karşı mukabil önlemler alma zamanıdır.


medyasafak.com

Diğer haberler